Sağır STEMinistler

Sağır STEMinistler

En son ne zaman işitme engelli bir bilim kadını, matematikçi, mühendis veya hekim gördünüz? Kadınlar halihazırda STEM alanlarında işgücünün çok küçük bir kısmını oluşturuyorken bu alanda sağır kadınlara rastlamamız imkansız diyebilirsiniz. Ancak, çevrenizde sandığınızdan çok daha fazla kadın bu işleri yapıyor.

Geleceğimizi etkileyen en önemli dört konu bu: Bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik. Bunlar aynı zamanda dünyada en çok para kazandıran meslekler arasında; veri analizi yapanlar, bilgisayar programlayanlar veya tıp doktorları gibi. STEM konularında çalışan sadece çok yetenekli kişiler değil, aynı zamanda iyi eğitimli, fakat şu da bir gerçek ki bu alanda öğrenimini tamamlayan kadınların sayısı erkeklerden fazla olduğu halde, ilgili pozisyonlarda çalışan kadınların oranı çok daha düşük.

Kız çocukların STEM odaklı bir eğitime yönlendirilmesi için savunuculuk yapan National Girls Collaborative Project’e göre tüm ABD’de üniversite mezunu işgücünün yarısı kadın olduğu halde bu kadınların bilim ve mühendisliklerde çalışma oranı yüzde 28. Tarım, çevre, biyoloji gibi konulara odaklanan kadın işgücü bundan biraz daha yüksek.

Peki, gelelim bu alanlarda aktif olarak çalışma yaşamının içinde olan sağır kadınlara ve bu oranların gözle görülür biçimde nasıl azaldığına…

CSD Learns (Communication Service for the Deaf), General Motors şirketinin işbirliğiyle öğrencilere, ebeveynlere ve eğitimcilere işitme engelli öğrencilerin STEM'e ilgisini artırmalarına yardımcı olmak amacıyla bir dizi webinar düzenledi. Katılımcılar, STEM eğitiminde işitme engelli öğrenciler için hem rol modeli hem de kaynak görevi gören sağır profesyoneller tarafından bilgilendirildi.

Son yapılan webinarda bilim, teknoloji ve mühendislik alanlarından üç işitme engelli kadın, işe nasıl girdiklerini, karşılaştıkları zorlukları ve fırsatları anlattılar. Onları kısaca tanıyalım mı?

stem

Ashley laboratuvar teknisyeni. Asıl ilgi alanı bahçıvanlık olmuş ve büyüme çağında bilim konularına hiç ilgi duymamış. Ta ki bazı küçük deneyler yaparak bazı sorunları çözebileceğini keşfedene kadar. Üniversitede biyolojiyi seçmiş. Biyolojinin pek çok farklı çalışma alanı sunabilecek geniş bir dal olması ilgisi çekmiş. Laboratuvarda çalışmaya başlamış, böylece kimyasallarla ve numunelerle deneyler yapma fırsatı bulmuş. Üniversiteyi bitirince laboratuvar bilimlerini öğrenmiş ve bir daha da bırakamamış.

stem2

Johanna Lucht, Amerikalı bir anne-babanın çocuğu olarak Almanya’da doğmuş. Dokuz yaşına kadar dile erişimi olamamış. Konuşmayı ve dili anlamakta zorlanırken, hızla matematiği öğrenmiş. Amerikan İşaret Dili’ni öğrendikten sonra çevresiyle daha iyi iletişim kurmaya başlamış ve kendi ifadesiyle “anladığı ilk şey matematik olmuş”. Matematik sevgisi onu zamanla başka konulara da yöneltmiş. Johanna Lucht halen NASA’nın Kaliforniya’daki Edwards Hava Kuvvetleri Üssü’nde uçaklar için yazılım geliştiriyor.

stem3

Melissa Manak, United Airlines’da ‘kullanıcı deneyimi tasarımcısı’ (UX integration designer) olarak çalışıyor. Sanata ve tasarıma ilgisi çocuk yaşlarda başlamış. Endüstri tasarımı öğrenimi görmek istemiş ama sonradan fikrini değiştirip anne-babasından izinden giderek mimar ve kent plancı olmaya yönelmiş. Ne var ki asıl yürekten istediği meslek bu değilmiş ve kendini Apple’da çalışırken bulmuş. Müşterilerin sorunlarını çözme kabiliyetini, teknolojiye ve erişilebilirliğe ilgisi artırdığı için çok seviyor. Kent Planlama okurken Gallaudet Üniversitesi’nde ‘sağır alan’ hakkında çalışmalar yapma fırsatı bulmuş ve bütünleştirici deneyimler tasarlamanın teknik yönünü keşfetmiş. Bu keşfi, UX (kullanıcı deneyimi) alanında kariyer arayışının katalizörü olmuş ve ona United Airlines'ın kapılarını açmış.

Kaynak: www.csd.org
İngilizceden çeviren: Selen Doğan